Doç. Dr. Abdullah ŞİŞİK

Gastrik Bypass Ameliyatı

Gastrik by pass ameliyatı obezite cerrahisi uygulamalarında başvurulan ve hastaya kilo verdirmeyi hedefleyen bir ameliyat tekniğidir. Ameliyatta önce midenin üst kısmında küçük bir cep (poş) oluşturulur, daha sonra ince barsakların başlangıçtaki 60-100 cm lik kısmı gıda geçişi açısından devre dışı bırakılarak bu seviyeden bu cebe bağlantı yapılır. Bu bağlantı noktasından da yaklaşık 100-150 cm aşağıya devre dışı bırakılan ince barsak ağzı safra sıvısı ve pankreas enzimlerinin akması için bağlantı yapılır (RNY Gastrik Bypass). Bazen de midede bir cep (poş) oluşturulduktan sonra yaklaşık 2 metre ileriden ince barsak tek bir bağlantı ile bu mide cebine bağlanabilir (Mini Gastrik Bypass). 

Bypass cerrahileri hem kısıtlayıcı yani az yediren hem de malabsorbtif (emilimi azaltan) yani yenilen gıdalardan daha az faydalanmayı sağlayan tekniklerdir. Bu ameliyatlarda ince barsaklarda bir bölüm devre dışı kaldığından vitamin mineral eksiklikleri daha fazla görülmektedir. Ameliyat sonrasında uzun yıllar multivitamin, demir, B12 gibi takviyeler almaya gerek olabilir. Bununla birlikte obezitenin cerrahi tedavisinde bu durumlar olmasa da bypass cerrahileri uygulamakta bir sakınca yoktur.

Kaçaklar ve kanamalar bu ameliyatlarda da ortaya çıkan istenmeyen komplikasyonlardır. Bunun yanısıra devre dışı kalan ince barsakların uzunluğu  iyi hesaplanmazsa ishal gibi kronik sorunlarla karşılaşmak da mümkündür.   

Bypass ameliyatlarından sonra tekrar kilo alımının olmadığı şeklindeki inanış gerçeği yansıtmamaktadır. Tüm bariatrik cerrahilerde hastalar ameliyatlarla birlikte yaşam tarzı değişikliğini gerçekleştiremezlerse geri kilo almak mümkündür. Bu sebeple hastaların ameliyat sonrası için yeterli bilgiye sahip olmaları, beslenme kurallarını öğrenmeleri ve düzenli egzersiz yapmaları kalıcı kilo vermenin temelini oluşturmaktadır.

Obezite tedavisi zor olabilen ve beraberinde pek çok farklı tıbbi problemle ilişkilendirilen kronik bir hastalık olarak tanımlanabilir. Obezite sorunu yaşayan hastalardan uygun koşullara sahip olanlara bariatrik cerrahi prosedürleri uygulanarak hastaların kilo vermesine yardımcı olma amacıyla sindirim sisteminde geçici ya da kalıcı değişiklikler yapılması temeline dayanır. Bariatrik cerrahi prosedürlerinin uygulanması düzenli diyetin ve egzersizin işe yaramadığı ayrıca kişinin fazla kilosu nedeniyle ciddi sağlık sorunlar yaşadığı durumlarda gündeme gelir.

Obezite cerrahisi kapsamında doğru hastaya doğru teknik uygulandığı ve hastalar ameliyat sonrası süreçte gerekli yaşam tarzı değişikliklerini yaptıkları takdirde hedeflenen kilo kaybı sağlanabilir. Aynı zamanda obeziteden kaynaklanan tip 2 diyabet ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarının giderilmesi mümkün olabilir. Gastrik bypass ameliyatı obezite cerrahisi kapsamında sıklıkla uygulanan prosedürlerin başında gelir.

Gastrik Bypass Ameliyatı Nedir?

Mideden küçük bir kese oluşturulması ve yeni oluşturulan kesenin doğrudan ince bağırsağa bağlanması yoluyla gerçekleştirilen bariatrik cerrahi prosedürüne gastrik bypass ameliyatı adı verilmektedir. Gastrik bypass ameliyatı uygulanan hastaların yuttukları yiyecekler yeni oluşturulan küçük mide kesesine ve buradan doğruca ince bağırsağa gider. Bu sayede tüketilen besinler midenin büyük bir kısmını ve ince bağırsağın ilk bölümünü atlar.

Gastrik bypass ameliyatı genellikle düzenli diyet ve egzersiz ile kilo veremeyen veya fazla kilolarının neden olduğu ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalan kişilere uygulanır. Gastrik bypass ameliyatı geri döndürülemez bir prosedürdür. Temelde midenin alacağı besin miktarının ve besinlerin emiliminin azaltılması amacıyla uygulanır.

Gastrik bypass ameliyatının Roux en Y gastrik bypass ve mini gastrik bypass olmak üzere iki farklı türü vardır. Roux en Y gastrik bypass ameliyatında midenin özfagus ile birleştiği noktadan başlayarak ortalama 25 ila 30 cc’lik mide hacminin kalacağı şekilde iki mide arasının özel bir stapler aletiyle ikiye ayrılması sağlanır. Bu sayede küçük bir mide poşu ile geride midenin diğer kısmı kalmaktadır. Bunun yanı sıra ince bağırsak ile küçük mide poşu arasında bir stoma oluşturulması yoluyla bağlantı sağlanmaktadır. Bu poş ile ince bağırsak arasındaki yeni bağlantı Roux en Y kolu olarak adlandırılmaktadır. Bu sayede hastanın yemek borusundan gelen besin, midenin büyük kısmı ve ince bağırsağın ilk bölümünü bypass etmektedir.

Mini gastrik bypass ameliyatında özel stapler aletlerinin kullanılması yoluyla tüp şeklinde bir mide oluşturulur. Bu prosedürde oluşturulan mide poşu Roux n Y prosedüründekinden daha büyüktür. Sonraki adımda ince bağırsak segmenti yaklaşık 200 cm mesafeden yeni oluşturulan mide poşu ile bağlantıyı sağlar. Mini gastrik bypass ameliyatının Roux en Y prosedürleri arasındaki en büyük fark, teknik olarak daha kolay ve tek bir bağlantı olması şeklinde açıklanabilir.

Gastrik Bypass Ameliyatı Nasıl Uygulanır?

Obezite cerrahisi kapsamında en sık uygulanan ameliyatlardan biri olan gastrik bypass ameliyatı hem emilim engelleyici hem kısıtlayıcı bir prosedürdür. Bu sayede hastaların kilo verme sürecinin hızlandırılmasına yardımcı olur.

Uygulanan prosedürden sonra hastalar daha az yemek yemelerine rağmen daha çabuk doymaya başlarlar. Ameliyat sırasında uygulanan işlem ile elde edilen yeni midenin bağırsağa bağlandığı nokta önceye göre daha dar olur. Bu nedenle hasta yemek yedikten sonra daha uzun süreli tokluk hisseder.

Gastrik bypass ameliyatı laparoskopik yöntemle yapılabilmekle birlikte son yıllarda robotik cerrahi uygulamaları ile de gerçekleştirilebilmektedir. Gastrik bypass ameliyatı kapsamında 1’er cm çapında 4 ila 6 delik açılır. Açılan deliklerden müdahale edilerek hastanın midesinin yaklaşık %95’lik kısmının bypass edilmesi yoluyla midenin küçültülmesi sağlanabilir.

Midenin bir kısmı cerrahi prosedürle ikiye ayrıldıktan sonra bypass edilen oniki parmak bağırsağının ortasına takılmakla birikte diğer kısım vücuttan çıkarılmayıp görevine devam etmektedir. Uygulanan prosedür sayesinde ameliyattan sonraki süreçte hastanın tükettiği gıdaların oniki parmak bağırsağından geçmesi önlenmiş olmaktadır.

Gastrik bypass ameliyatı zayıflama amacıyla atılan ilk adım olarak kabul edilir. Ameliyattan sonra hasta kendisiyle paylaşılan diyet programına eksiksiz bir şekilde uymalıdır. İlk yıl uygulanacak olan diyet düşük karbonhidrat, yüksek protein ve bol sıvı alımına dayanır. Bu süreç düzenli egzersiz programıyla desteklenmelidir.

Hastanın diyeti uygulaması için öncelikle sağlıklı bir iyileşme süreci yaşanmalıdır. Ayrıca diyetin amacı aynı zamanda hastanın beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesidir. Hasta ameliyattan önce büyük porsiyonlar tüketiyor ve sağlıksız bir beslenme programı uyguluyorsa bu beslenme alışkanlığı mutlaka değişmelidir.

Ameliyattan sonraki erken dönemde midenin iyileşme süreci devam edeceğinden 3 ila 4 hafta sıvı ve yarı sıvı diyet uygulanır. Ameliyattan sonraki ilk 24 saat hasta beslenmez. Ardından posası olmayan, berrak sıvılar tüketilerek beslenme sürecine başlanır. Tek seferde yarın bardak kadar sıvı küçük yudumlarla tüketildikten sonra sorun olmazsa yarı sıvı beslenme adımına geçilebilir. Yarı sıvı beslenme aşamasında yağsız ya da az yağlı süt, süzülmüş çorba, et suyu, kafeinsiz çay ve kahve gibi diğer sıvılar tüketilebilir.

İkinci aşama püre gıda tüketimidir. Bu aşamada kıyma, balık, peynir, baklagiller, yumurta, meyve ve sebzeler robottan iki kez geçirilerek tüketilebilir. Diğer yandan pürenin daha akışkan hale getirilmesi için beslenmenin ilk aşamasında tüketilebilen sıvılardan faydalanılabilir. Bu gıdaların karıştırılmaması ve tek başına tüketilmesi önemlidir. Porsiyonlar diyetisyenin belirlediği miktarı aşmamalı, püre yedikten sonra herhangi bir sıvı tüketilmesi için üzerinden en az yarım saat geçmelidir. Bu süreçte mide baharatlara karşı hassas olabileceğinden baharat kullanılmamalıdır.

Üçüncü aşamada beslenme programına yumuşak gıdalar eklenir. Yumuşak taneli ve kolay çiğnenebilir besinler tüketilebilir.

Gastrik Bypass Ameliyatı Neden Yapılır?

Gastrik bypass ameliyatı kapsamında midenin büyük bir kısmı bypass edilir. Bunun sonucunda hacmi ortalama 30 ila 50 cc arasında değişen küçük bir mide bölümü hazırlanır ve ince bağırsaklara dikilir. Gastrik bypass ameliyatı kapsamında mide hacminin küçültülmesinin yanı sıra bağırsakların bir bölümü de devre dışı bırakılmış olur. Bu işlem sonucunda hastanın tükettiği yiyeceklerden bir kısmının emilmeden atılması sağlanır. Böylece ameliyattan sonra hasta hem daha az gıdayla doymaya başlar hem tükettiği yiyeceklerden sadece bir kısmı bağırsaklar tarafından emilir. Ayrıca beslenme listesinde pişmiş, kabuğu soyulmuş sebzeler, meyveler ve konserve beslenme programına dahil edilebilir.

Dördüncü aşamada genellikle pek çok besin tüketilmeye başlanır. Genel beslenme şekli de oluşturulmaya başlar ve bu diyet listesi ameliyatın üzerinden 1 yıl geçene kadar uygulanır. Beslenme sürecinde yağ ve şeker oranı düşük besinler tüketmeye özen gösterilmelidir. Besinler çok çiğnenmeli ve yavaş yavaş yenilmelidir. Sıvıları yemeklerle birlikte değil öğün aralarında tüketmeye özen gösterilmelidir.

Yüksek protein içeriğine sahip besinlerin tüketilmesi yoluyla az kalori alınmalı ve tokluk hissi sağlanmalıdır. Beslenme programında sürekli aynı besinlere yer verilmemeli, diyete uygun besinler de denenerek normalleşme süreci başlatılmalıdır. Bahsi geçen noktalara uyulması halinde gastrik bypass ameliyatından sonra kilo verme süreci son derece başarılı ve sağlıklı bir şekilde gerçekleşecektir. Hastalar, ameliyattan önceki vücut kitle indekslerine bağlı olarak değişmekle birlikte ortalama 2 yıl içinde ideal kilolarına erişirler.

Gastrik Bypass Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Herhangi bir cerrahi girişimde yaşanması söz konusu olan risklerin her biri temelde gastrik bypass ameliyatı için de geçerli olmaktadır. Bununla birlikte pek çok cerrahi prosedüre göre gastrik bypass ameliyatının beraberinde getirdiği bazı farklı riskler de vardır. Bu nedenle kişi özelinde gastrik bypass ameliyatı uygunluk kararı verilmeden önce mutlaka tüm tetkikler yapılmalı ve kontroller gerçekleştirilmelidir. Riskler hem ameliyat sürecini hem sonrasındaki erken iyileşme sürecini kapsar. Genelikle operasyondan sonraki 15 gün geçtikten sonra olası riskler ortadan kalkar. Bu nedenle ilk 15 gün boyunca hasta sıkı kontrol altında tutulmalıdır.

Kaçak Riskleri: Gastrik bypass ameliyatı son derece kapsamlı bir prosedürdür. Gastrik bypass ameliyatı kapsamında gerçekleşmesinden en çok korkulan risklerin başında kaçak gelişimi gelir. Zımba hattında oluşan risklere acil olarak müdahale edilmelidir. Kaçak durumunda en çok karşılaşılan belirtiler; ileri derece karın ağrısı, titreme, nabızda şiddetli yükselme ve yoğun güçsüzlük olarak sayılabilir. Doktorların erken teşhisi ve hızlı müdahalesi durumunda kaçağın hızlıca tedavi edilmesi mümkündür. Teşhis ve tedavide geç kalındığında tedavi gecikebilir ve ek sorunlarla karşı karşıya kalınabilir.

Emboli Riskleri: Her cerrahi girişimde emboli riski bulunmakla birlikte obezite cerrahisinde bu risk daha yüksek olmaktadır. Bu yüzden emboli riskinin minimize edilmesi için operasyondan 24 saat önce kan sulandırıcı ilaç kullanımına başlanır ve hastaya varis çorabı giydirilir. Bu önlemler ameliyattan sonraki ilk 10 gün boyunca da uygulanır.

Kanama Riskleri: Tüm cerrahi prosedürlerde geçerli olan kanama riskini erken dönemde gözlemlenmesi ve müdahale dilmesi amacıyla dren kullanılması gerekir. Kanama sorunu görülen bireylerde en sık karşılaşılan belirti yoğun baş dönmesi ve tansiyon düşmesidir. Kanamanın erken dönemde kontrol altına alınması ve tedavi edilmesi önemlidir. Kanamanın şiddetli olduğu durumlarda hastaya kan takviyesi yapılmalıdır.

Beslenme Riskleri: Beslenme riski ameliyat sırası ve sonrasında operasyon ile doğrudan ilişkili olmamasına karşın bazı hastalarda gözlemlenebilir. Bu yüzden olası risklerden biridir. Operasyondan sonra hastanın dengesiz ya da yetersiz beslenmesi sonucu vitamin - mineral eksikliği yaşanabilir. Operasyonu atlatan hastalara kan tahlilleri yapılır. İhtiyaç duyulabilecek olan her tür takviye edici gıdalar ameliyatın ardından doktor tarafından reçete edilir. İlgili takviyelerin hasta tarafından kullanılması sonucunda bu tür risklerin ortadan kaldırılması mümkün olabilir.

Dumping Sendromu Riskleri: Gastrik bypass ameliyatından sonra gelişebilen bir risk türüdür. Gıda emilimine bağlı olarak besin maddelerinin mide - ince bağırsak geçişinin hızlı olmasını ifade eden bir durum olarak tanımlanabilir. Beslenmeyi izleyen 10 ila 30 dakikada görülen şiddetli karın ağrısı hızlı geçişin en büyük belirtilerinden biri olarak kabul edilir. Dumping sendromunun giderilmesi için operasyondan sonra basit beslenme değişiklikleri yapılması yeterlidir.

Gastrik Bypass Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Gastrik bypass sık uygulanan bariatrik cerrahi prosedürlerinden biri olmakla birlikte her hastaya uygulanması söz konusu değildir. Gastrik bypass uygunluğu yapılan değerlendirmelerden sonra kişi özelinde verilir. Gastrik bypass ameliyatı uygulanacak kişide aranan kriterleri şu şekilde sıralamak mümkündür:

Vücut kitle indeksinin 40 ve üzerinde olması,
Vücut kitle indeksi 35 ila 40 aralığında olmakla birlikte obeziteyle ilişkili hipertansiyon, diyabet ya da uyku apnesi gibi çeşitli hastalıkların bulunması,
Aşırı kilodan kaynaklanan reflü olması
Aşırı kilodan kaynaklanan yüksek kolesterol sorunu yaşanması,
Düzenli diyet ve egzersiz ile istenilen kilo kaybının sağlanamaması,
Hastanın alkol ya da uyuşturucu bağımlılığının olmaması,
Hastanın ameliyattan önce ve sonra doktor tavsiyelerine uyacak aynı zamanda gerekli yaşam tarzı değişikliklerini yapacak olması.

Gastrik Bypass Ameliyatı Kaç Yaşına Kadar Yapılır?

Gastrik bypass ameliyatı vücut kitle indeksi 35 üzerinde olan, ameliyat olmasına engel herhangi bir sağlık sorunu olmayan, 18 ila 65 yaş arasındaki kişilere uygulanabilir. 18 yaşın altındaki ve 65 yaşın altındaki hastaların da belirli değerlendirmelerden sonra gastrik bypass ameliyatına alınması söz konusu olabilir.

Doç. Dr. Abdullah ŞİŞİK

Diğer Tedaviler

Tüp Mide Ameliyatı

Şeker Hastalığı Ameliyatı

Mide Balonu Uygulamaları

Mide Botoks Uygulaması

Gastrik Bypass Ameliyatı Hasta Yorumlarımız

" class="testimonial-item no-image swiper-slide">

M..

"Abdullah Bey gastrik bypass ameliyatımı yaptı. Sayesinde hem fazla olan kilolarımdan hem de şeker rahatsızlığından kurtuldum. Kendisi hastalarına fazlasıyla bilgilendirme yapan bir doktor. Abdullah Bey'e istediğim zaman arayıp ulaşabiliyorum. Kendisi sağ olsun çok ilgilenip, yardımcı oluyor."

" class="testimonial-item no-image swiper-slide">

Ş..

"Mide ameliyatım için Abdullah Bey yardımcı oldu. Kendisi gerçekten işinin uzmanı bir doktor. Allah ondan bin kere razı olsun. Sayesinde sağlığıma kavuştum. Herkese de tavsiye ederim. Geçirdiğim ameliyattan memnun kaldım."

" class="testimonial-item no-image swiper-slide">

N..

"1 yıl öncesinde tüp mide ameliyatım için Abdullah Bey yardımcı oldu. 140 kiloydum. İnsülin direncim olduğu için insülin kullandım. Ameliyata girmeden önce 127 kiloydum, şu anda 67 kiloyum. İnsülin direncim, tansiyonum, uyku apnem hiçbiri kalmadı. İlaçlarımı artık kullanmıyorum. İlaç olarak sadece mide koruyucu kullanıyorum. Abdullah Bey iyi ki karşıma çıkmış. Ona minnettarlığımı nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Kendisi çok iyi birisi. Hastalarıyla çok yakından ilgileniyor. Ameliyatta bana çok güzel müdahalede bulunmuş. Aileme çok güzel bilgilendirme sağlamış. Önce Allah sonra da Abdullah Bey sayesinde sağlığıma kavuştum. Kendisi ve çalışma arkadaşları her şeyi ile çok güzeldi. Çalışığı kurumdan ayrılacağını duydum, çok üzüldüm ama bu konu hakkında kendisini daha da geliştirmesi çok süper olacaktır. Herkes için hayırlısı olsun."

" class="testimonial-item no-image swiper-slide">

Demet Zeynep

"Abdullah hoca ya çok teşekkür ediyorum, 6 ayda eksi 32 kilo ile devam ediyorum. Ameliyat olmak isteyenler tereddüt etmeden hocamıza başvurabilirler."

" class="testimonial-item no-image swiper-slide">

SUNA KARABALTA

"Hayatımda yaptığım en doğru karar önce ameliyat olmaya karar vermek daha sonrada Abdullah hoca ile tanışmak. Ona yeni hayatımı borçluyum. Ameliyat öncesi ve sonrası ilgisi takdire şayan. O benim kurtarıcım...Ne kadar teşekkür etsek az .Sevgilerimle."

" class="testimonial-item no-image swiper-slide">

Selim Can

"Abdullah hoca demişti ki bu ameliyat mucize değil öncesi sonrası süreç tek tek anlattı hocam belki ameliyat bir mucize değil ama siz bir mucizesiniz tüm emekleriniz için teşekkür ederim hiç düşünmeyin tereddüt dahi etmeyin 160 ile girdiğim ameliyatta şuan 9 ay gecti 91 kiloyum siz olmasaydınız o güveni vermeseydiniz asla baska birine ameliyat olamazdım."

" class="testimonial-item no-image swiper-slide">

Fatih Metin

"19.02.2020 de ameliyat olduğum doktorum Abdullah Şişik hocamız sayesinde total de 63 kilo vererek yeniden hayata döndüm abdullah hocamin eline emeğine sağlık ameliyat olacak arkadaşlara tavsiyem bir dakika bile düşünmeden abdullah hocamızda ameliyatınızı olunuz ben hayallerime kavuştum sizde ertelemeyin hayallerinizi."

" class="testimonial-item no-image swiper-slide">

Nurcan Bağış

"Abdullah hocam harika bir doktor sayesinde sağlığıma kavuştum korkudan daha önce bu ameliyatı olmamıştım henüz 5 aylık ameliyatli olmama rağmen -50 kg devam ediyorum keşke daha önceden olsaymisim iyiki Abdullah hocamı tanımışım bana ikinci bir hayat veren hocama çok tşk ediyorum iyiki varsın hocam."

" class="testimonial-item no-image swiper-slide">

Tuğba Zerey

"2015 yılında ameliyat oldum Abdullah beye iyiki abdullah bey diyorum iyiki yollarımız kesişmiş elinize emeğinize sağlık ameliyat öncesi ve sonrası desteklerinizi minnettarım ❤️"

" class="testimonial-item no-image swiper-slide">

İrem Ocaklı

"Ameliyat olalı 26 ay oldu, hiçbir şikayetim yok çok memnunum. iyiki Abdullah hocama ameliyatımı yaptırmışım. Başarılarınızın devamını diliyorum."

Gastrik Bypass Ameliyatı Hasta Resimlerimiz

    Ekibimiz ile Hızlı İletişime Geçin !
    Hemen Randevu Alın!

    7/24 Destek

    +90530 827 84 88

    Ekibimiz ile Hızlı İletişime Geçin !
    Hemen Randevu Alın!

    7/24 Destek

    +90530 827 84 88